İstanbul‘da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Avukatlık Bürosu nafakanın artırılması davası avukatı olarak avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Boşanma avukatlarımız nafakanın artırılması davaları konusunda edindikleri 25 yıllık deneyim ve bilgiler çerçevesinde, müvekkillerimize en etkili sonucu sağlamak için avukatlık hizmeti vermektedirler. Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesi demektir. Bunun için de boşanma davası açmadan önce veya dava sırasında uzman boşanma avukatı nezaretinde boşanmanın planlanması ve neticelendirilmesi gerekir.

Boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri 161-166’ncı maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere; özel boşanma sebepleri olarak zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı sayılmıştır. Genel boşanma sebepleri olarak ise; evlilik birliğinin sarsılması şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma eşlerin anlaşarak boşanmaları; anlaşmalı boşanma davası, bir boşanma reddinden sonra eşlerin üç yıl bir araya gelmemeleri olan fiili ayrılık sayılmaktadır.

Hukuk büromuz boşanma davası sırasında ve sonrasında müvekkillerimize ihtiyaç duydukları hukuki desteği sağlamakta ve kendilerine boşanma hukuku konusunda danışmanlık yapmaktadır.

Nafakanın Artırılması Davası Avukatı

Nafakanın Artırılması Davası Hangi Hallerde Açılabilir?

TMK 176/4 hükmünde “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”; TMK 331 hükmünde ise “durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır” düzenlemeleri yer alır.

Yargıtay içtihatlarında nafakanın uyarlanması hususunda “…nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile şartları oluştuğu takdirde artırılabilir veya azaltılabilir. Aksi düşünce “güven” ilkesine aykırı düşer. Zira davacının sözleşme (protokol) ile elde ettiği statüye beslediği güven, dayalı borçlunun sosyal ve ekonomik durumunun bu özel statüyü koruyacak seviyeden daha aşağı düşmediği (kötüleşmediği) veya hakkaniyet bunu gerektirmediği sürece sarsılıp boşa çıkarılamaz” ifadeleri yer almaktadır.

Kanunda yer alan düzenlemeler ve Yargıtay görüşü de dikkate alındığında görüldüğü üzere, şartların değiştirmesi yahut hakkaniyetin gerektirmesi hallerinde iştirak nafakası dava yolu ile arttırılabilir, azaltılabilir ya da kaldırılabilir. Buna uygulamada Nafakanın Uyarlanması Davası adı verilir. Burada nafaka ödeyen ya da alan eşin mevcut durumunun değişmesi veya hakkaniyetin talebi haklı göstermesi gerekir. Örneğin nafaka ödeyen eşin mali durumu kötüleşirse veya nafaka alacaklısı büyük bir miras sahibi olursa nafakanın uyarlanması talep edilebilir. Burada bakılacak en önemli husus şudur ki değişen şartlar, nafakaya esas teşkil eden duruma ilişkin olmalıdır.

Nafakanın uyarlanması talebine dair dava için herhangi bir süre yoktur, taraflar şartların değişmesi halinde başvurularını gerçekleştirebilirler fakat iştirak nafakasında çocuğun ergin olması tarihine dikkat edilmelidir zira bu tarihten sonra uyarlama talebinde bulunulamaz.

Nafakanın Artırılması Davası Avukatı için Bize Ulaşın

İstanbul‘da çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Avukatlık Bürosu‘na ve nafakanın artırılması davası avukatı kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.