• MÜVEKKİLLERİMİZİ DİNLİYOR İSTEKLERİNİ BİLİYORUZ
    MÜVEKKİL ÖNCELİKLİ SONUÇ ODAKLIYIZ
    MÜVEKKİLLERİMİZE GEREKLİ İLGİYİ GÖSTERİYORUZ

Sağlık Hukuku Avukatı İstanbul

Faaliyet Alanlarına Geri Dön

Akkaş Hukuk Bürosu sağlık hukuku avukatı İstanbul kadrosu tarafından müvekkillerimize Sağlık Hukuku ve malpraktis alanında uzman bir kadro ile sağlık personelinin tıbbi hatalarından doğacak sorumluluk, hasta ve hekim hakları, özel sağlık kuruluşları yönetimi ile sağlık kuruluşları ve çalışanlarına yönelik kurumsal ve mesleki sorumluluk sigortaları hususlarında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri verilmektedir.

Tedavinin yeminli bir mesleği icra eden hekimden beklenilen ölçülere ve endüstri standartlarına uygun ve gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan sorumluluk nedeniyle hasta ile doktor ve hastane arasında sık sık uyuşmazlıklar yaşanmakta ve bu uyuşmazlıklar zaman zaman mahkemelere taşınmaktadır. Yaşanan bu uyuşmazlıkların çözümlenmesi sürecinde Hukuk Büromuz gerek hasta ve gerekse hastanelere malpraktis davaları olarak adlandırılan bu süreçte hukuki destek vermektedirler. Avukatlarımız ayrıca tedavi kapsamında yapılan yanlışlıklar veya işlenen taksirli ve kasıtlı suçların, tazminat ve ceza hukuku kapsamında ele alınması gibi konularda gerek ceza davası ve gerekse tazminat taleplerine ilişkin olarak hukuk davalarında avukatlık hizmeti sunmaktadırlar.

Sağlık hukuku avukatı İstanbul ekibimiz sağlık hukuku konusunda edindikleri 25 yıllık tecrübe ve uzmanlık çerçevesinde, ilaç Hukuku alanında, ilaç ve sağlık sektöründe faaliyet gösteren ilaç, tıbbi cihaz ve malzeme imalatçısı şirketler, hastaneler ve diğer sağlık kuruluşlarına danışmanlık ve avukatlık hizmetleri verilmektedir. Özellikle ilaç şirketlerinin ilaç hammaddelerine ve üretim, dağıtım, distribütörlük, klinik araştırmalarına ilişkin sözleşmelerinin hazırlanması, düzenlemesi konularında hukuki destek verilmektedir. Sektörle ilgili olarak ilaç patentleri ve markalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların takibi yapılmakta, buna ek olarak patent ve marka tescil işlemleri de yürütmektedir.

Sağlık Hukuku Avukatı İstanbul, istanbul sağlık hukuku Avukatı, hukuk bürosu sağlık hukuku, sağlık hukuku avukatı

Genel Olarak Sağlık Hukuku

Sağlık hukuku, son yıllarda uygulaması gözle görülür şekilde artan bir dal olarak genellikle tıbbi operasyonlardan kaynaklanan olumsuzlukları incelemektedir. Sağlık hukuku bakımından karşılaşılan davaların büyük çoğunluğu hatalı tıbbi müdahale iddiaları ile açıldığından incelenmesi gereken husus hatalı bir tıbbi müdahalenin var olup olmadığıdır.

Bu bakımdan sağlık hukukunun temel konularından birini malpraktis-komplikasyon ayrımı oluşturmaktadır. İlgili sağlık görevlilerinin malpraktisin varlığı halinde sorumlu olacakları kabul edilirken, komplikasyonların varlığı halinde ise sorumlu olmayacakları kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu uyuşmazlıklar bakımından temel ayrım, hangi durumlarda malpraktis, hangi durumlarda komplikasyon oluştuğu noktasındadır.

Komplikasyon, tıbbi standarda uygun bir müdahalenin ve operasyonun varlığına rağmen oluşabilecek, bu ihtimalin tıp çevreleri tarafından kabul edildiği ve her türlü önleme rağmen önlenemez şekilde ortay çıkan zarar olarak tanımlanabilir. Komplikasyonun varlığı açısından tıbbi standartlara uygun bir müdahalenin varlığı şarttır; hekim uygun müdahaleyi yapmıştır. Ancak ortada istenmeyen bir sonuç doğmuştur. Bu sonucun doğma ihtimali de düşük de olsa tıbbi çevrelerce kabul edilmiştir.

Komplikasyon durumunda sağlık çalışanının sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilir. Zira ortada bir kusur yoktur, sonuç istenmeden ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla hekimler için kabul edilen kusur sorumluluğunun bir görünümü olarak hekim, sonuçtan sorumlu olmayacaktır.

Ortada eğer deneyimsizlik, ihmal ya da özensizlik söz konusu ise komplikasyondan söz edilemez. Burada artık tıbbi malpraktis söz konusu olacaktır. Malpraktis, Türk Tabipler Birliği nezdinde bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle oluşan zarar olarak tanımlanmıştır. Malpraktis durumunda ilgili hekimin sorumluluğu söz konusudur.

Yukarıda da bahsedildiği üzere sağlık hukuku gerek olayların medyaya yansıması gerekse de bireylerin bilinçlenmesi nedeniyle oldukça bilinen ve her gün bilinilirliği artan bir dal olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlığın her iki tarafının da kendisini iyi bir şekilde ifade etmesi önemlidir:

Hasta, haklarını ayrıntıları ile bilmeli, herhangi bir olumsuzlukla karşılaştığında hangi prensip ve sıra ile hareket edeceğinin bilincine varmalıdır. Gerçekleştirdiği işlemler bakımından rızasının sağlıklı olmasını önemsemeli, her türlü işleminden önce bilgilendirilme hakkından yararlanmalıdır. Önleyici olarak başvuracağı bu yollara rağmen bir zararın oluşması durumunda da vakit kaybetmeksizin profesyonel bir şekilde davranmalı, usuli adımları iyi takip etmelidir. Zira bir zararın oluşması önlenemediyse de etkileri ortadan kaldırılabilir, hasta az da olsa karşılığını alabilir.

Sağlık çalışanları bakımından da durum farklı değildir. İlk etapta herkesin iyiniyetli sayılması hukuki bir karinedir, esastır. Ancak ne yazık ki herkes iyiniyetli değildir. Bu bağlamda hakkını gerçekten arayan iyiniyetli bireyler olabileceği gibi durumu suiistimal eden, kendi ihlali ile kendine hak menfaat sağlamaya çalışan bireyler de olabilir. Bu durumda da hekimin kendisini savunması zaruridir. Bu savunmanın temelinde genellikle kendisine atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı savunması yer alır.

Dolayısıyla her iki taraf bakımından etkili bir biçimde iddianın yöneltilmesi ya da savunmanın yapılması menfaatler bakımından önemlidir. Tüm müdahale ve tedavi sonrası süreç hekim tarafından iyi bir şekilde yönetildiği halde hekim tavsiyelerine uymadığı için zarar gören ve kötüniyetli bir şekilde taleplerini yönelten hastalar olabilir. Aynı şekilde hastanın sağlıklı rızasını almayan, özensizlik ya da ihmalinin üstüne örtmeye çalışan bir hekim de söz konusu olabilir. Her iki ihtimalde de haklı yanın sadece haklı olması yeterli değildir. Ayrıca hakkını da etkili bir şekilde yöneltmesi gerekmektedir.

Yukarıda kısaca belirtilen süreçlerde istenmeyen ve hakkaniyetli olmayan sonuçların ortaya çıkmaması için profesyonel bir yardım önemlidir.

Ceza Hukuku Bakımından Sağlık Hukuku

Sağlık hukukunun tazminat bakımından özelliklerine yukarıda kısaca değinilmiştir. Ancak tazminat hukukunun dışında sağlık hukuku, ceza hukuku ile de ilişkilidir. Nitekim tıbbi müdahale sırası veya sonrasında bir suç işlenmişse, hastanın bu hususu bir suç duyurusuna konu yapması mümkün olacaktır.

Sağlık hukuku bakımından ortaya çıkan suçlarda dikkat edilmesi gereken husus, ortada sağlıklı bir rızanın bulunup bulunmadığıdır. Zira mağdurun rızası, suçun oluşmaması için yeterlidir. Dolayısıyla gerek hukuki bakımdan (onam formu) gerekse de cezai bakımdan hastanın rızasının doğru bir şekilde alınması önemlidir. Aksi takdirde suçlar oluşacak ve cezalar alınacaktır.

Görüldüğü üzere sağlık hukuku gerek hekim gerekse de hasta bakımından birtakım yükümlülükleri gerektiren, bu yükümlülüklere uyulmadığında ya da hakların farkına varılamadığında menfaat kayıplarına sebep olabilecek bir hukuk dalı olarak profesyonel bir çalışma ve takibi gerektirmektedir. Dolayısıyla ilgilinin profesyonel bir avukat yardımı alması önerilmektedir.

Sağlık Hukuku Avukatı İstanbul Ekibimizin Hizmetleri

Sağlık Hukuku Avukatı İstanbul Ekibimize Ulaşın

İstanbul'da çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk Bürosu'na ve sağlık hukuku avukatı İstanbul kadromuza aşağıdaki telefon numaralarından ulaşabilir veya İletişim sayfamızdaki İletişim Formunu doldurarak mesajınızı bize ulaştırabilirsiniz.

Müvekkil Öncelikli, Sonuç Odaklıyız